Kuruluşlarda sorumluluk ve hesap verebilirlik

Henüz 14 Ocak 2014'de General Motors'un CEO koltuğuna oturan Mary Barra, daha 3 ayını bile doldurmadan Amerikan Temsilciler Meclisi Enerji ve Ticaret Komisyonu önünde bir kaç gün önce sorgulandı... Hem de ne sorgulama... Resmen tavada kızartıldı ve " fırçalandı". Bu sorgulamanın sebebi neydi biliyor musunuz? 13 kişinin ölümünden sorumlu olduğu belirlenen bir kontak anahtarı probleminin 10 yıldır gizli tutulduğu ve geri çağırılması gerekli olan 2,600,000 araç için çağrı yapılmasının gecikmesi... Mary Barra 1980'de GM'de stajyer olarak çalışmaya başlamış ve Elektrik Mühendisliği lisans diplomasını almasından sonra 1990 yılında Stanford'dan MBA derecesi almış, GM'de hiyerarşi basamaklarını teker teker çıkarak zirveye ulaşmış birisi. Yani tepeden paraşütle inen yöneticilerden değil. Belki de problemin özü buradan kaynaklanıyor. Zira komisyona sunulan belgeler arasında şirketin dahili memoları da var ve bunlar, problemin varlığından 10 yıldır şirkette bir çok kişinin haberdar olduğunu gösteriyor. Buna rağmen geri çağırma yerine problem halının altına süpürülmüş.

Yaşadığımız örnek, kuruluşlarda sorumluluk bilinci ve buna bağlı hesap verme duygusunun ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Tabii bunun en büyük örneğini uzak doğu şirketlerinde görüyoruz. Örneğin Toyota bugüne kadar değişik zamanlarda değişik sebeplerle milyonlarca otoyu geri çağırmasına rağmen, bir süre sonra satışlarını önemli ölçüde artırabildiğini gösterdi. Yani açıklık, samimiyet, toplum önünde özür dileme, hatayı tazmin etme gibi yöntemler aslında başarıyı getiriyor. Tabii bu duygular bizim ülkemize oldukça uzak konular. Bizde oluşan problemlerden dolayı kimse sorumluluk almayı, özür dilemeyi hele hele hatayı tazmin etmeyi sevmez.

Bundan 30 yıl önce Montreal'de bulunduğum dönemde ev telefonum 5 yıl içinde 1 gün kesik kaldı. O gün Bell Canada şirketi sokakta bir kutu değiştirme çalışması yapıyordu ve kesinti önceden posta kutularına bırakılan ilanlar ile duyurulmuştu. Buna rağmen o bir günün ücreti benim hiç bir müracaatıma gerek kalmaksızın faturamdaki aylık sabit ücretten düşüldü. İstanbul'da internet ve kablo tv hizmeti aldığım Türksat, aklına esince benim bağlantımı kesebiliyor ve bunun için de hiç bir ücret iadesi vs. yapmıyor. Güney Kore'de su kesintisi sebebiyle sular idaresi müdürü harakiri yapabiliyor ama seçim gecesi 40 küsur ilde kesilen elektriklerin sorumluluğu kedinin üzerine kalabiliyor.

Hesap verebilirlik konusunda ülke kültürümüzü daha geliştirmemiz ve şirketlerimiz ve kamu kuruluşlarımız için beceriksizliklerinin sorumluluğunu almaya hazır yöneticiler yetiştirmemiz gerektiği kesinlikle ortada...