Darboğaz Şişenin Tepesindedir!

Amerikan mağazalar zinciri J. C. Penney'nin kurucusu James Cash Penney'nin bir sözü varmış: "Eğer bir mağaza çalışanının nezaketsiz olduğunu düşünüyorsanız onu değil, müdürünü veya yöneticisini suçlayın". Organizasyonlarda aslında "problemler" yoktur. Sadece gelişme fırsatları" vardır. Bizim problem olarak gördüğümüz her konu, organizasyonun büyümesi, gelişmesi, iyileşmesi için bir fırsattır.

Uzun yıllardır yöneticiler, çalışanlarını kendilerini geliştirmedikleri için suçluyorlar. Bu suçlama konuları arasında yetkinliklerini ilerletememeleri, iş etiğine uymamaları, geç kalmaları, hatalar yapmaları, eğitimlerden istifade etmemeleri, verimsiz çalıştıkları için fazla sayıda eleman istihdam edilme gereği gibi başlıklar var. Hep şunları duyuyoruz: "eğer az sayıda canavar gibi elemanımız olsaydı ..... projeleri zamanında ve eksiksiz yapabilirdik" veya "bu kalite geliştirme çalışmaları yabancı (Japon) bir kültürden geliyor; eğer elemanlarımız bu kültürü daha iyi kabullenmek isteselerdi başarıya ulaşabilirdik."

Acı gerçek şu: Organizasyonlarda gelişim ve değişimin temposunu, tonunu, rengini, şiddetini belirleyen (veya belirleyemediği için başarısızlığa götüren) her zaman yönetim olmuştur. Yönetim deyince bu patron, yönetim kurulu başkanı, genel müdür, CEO, vb. yani tepe yönetici olarak anlaşılmalıdır.

Eğer tepe yönetim "değişim katalizörü" rolünü hakkıyla yerine getiremiyorsa kartvizitinin üzerine yönetici yazdırmaya hak kazanamaz. Yönetimin ilk ve en önemli görevi, kuruluşun (veya departmanın) rakiplerden daha hızlı ve ileri seviyelerde gelişimini sağlamaktır. Bunu başlatmak için kimseden bir uyarı veya talep gelmesine de gerek yoktur. Kaldı ki müşteri şikayetleri yeteri kadar kuvvetli uyarılardır.

Oysa bazı kuruluşlarda şu tip bir düşünce görüyoruz: "İşlerini gayet güzel yapıyorlar; ilave bir şey yapmamıza gerek yok" veya "Neden kendi kendimize problem çıkartalım ki? Gerekli olursa hemen bir çözüm bulmak üzere çalışırız". Bu tip düşünceden sıyrılmak gelişimin önünü açan en önemli etkendir. Kurum kültürü çok genel anlamda "buralarda işlerin yürütülme şekli" olarak ifade edilebilir. Eğer işlerin yürütülme şeklini değiştirmek istiyorsak bir kültür değişimine ihtiyaç duyduğumuz açıktır.

Personelin şevki, enerjisi, yaratıcı fikirleri, hataları ve potlarını engellemeye çalışan yöneticiler aynen şişenin ağzı gibi bir darboğaz yaratmaktan daha fazlasını yapmıyorlardır. Yönetim her zaman sistemin kontrolu, yürütülmesi, geliştirilmesi, iyileştirilmesi konularında her zaman tam sorumluluk almalı ve inisiyatif kullanmalıdırlar. HER ZAMAN !!!