Çalışan Bağlılığını Artıran Strateji Nasıl Kurgulanır?

Kuruluş yönetimlerinin çalışanlarla ilgili olarak yaptıkları çalışmalar, bağlılık artırma stratejisi ve buna bağlı taktikler olmadan tamamlanmış sayılamaz. Aramak, bulmak ve işe almak için büyük emek, zaman ve bazen de paralar harcadığımız çalışanlarımızı elde tutmak için neler yapıyoruz? ABD'de şirketlerin %50'den fazlası, çalışanlarını elde tutmak için özel bir stratejileri olmadığını belirtiyor. Dünyada bir çok yönetici, çalışanları elde tutmanın sadece maaş, prim vb. gelirlere bağlı olduğunu düşünüyor. Türkiye'de buna ek olarak "para veremezsen ünvan ver" ilkesi uygulanıyor. Oysa ki çalışan bağlılığını artırmak için kurgulanan strateji 4 temel taktik üzerine oturtulmalıdır:

1. Performans: Verilen görevleri somut hedeflere bağlamak, kuruluş yönetimi açısından elbette gerekli; ancak hedeflerle yönetime bakış açımız bununla sınırlı kalıyor. Oysa ki, çalışanlar da başardıklarını görmek, verdikleri gayretlerin, yetenek ve yetkinliklerinin kuruluşun hedeflerine ulaşmasında fayda sağladığına derinden inanmak ihtiyacındalar. Hedeflere ulaşmak insanlara mutluluk veriyor.

2. İletişim: Çalışanları elde tutma konusunda ikinci taktik, iletişimin geliştirilmesi... Çalışanların şirkete verdikleri katkıların önemini vurgulayan, bilgilendiren, ve tekrar tekrar teyid eden bir iletişim tarzı. Çalışanlarınızla ne sıklıkta iletişim kuruyorsunuz? Düzenli toplantı ve görüşmeler yapıyor musunuz? Görüşmeleriniz iki yönlü mü yoksa monolog şeklinde mi cereyan ediyor? Çalışanlarınızın size ulaşabilmeleri, yorum ve önerilerini iletebilmeleri için "korku vermeyen" iletişim kanallarınız var mı? Çalışan anketleriniz var mı ve burada elde edilen bulgulara göre aksiyon planları yapılıyor mu? Üst ve orta kademe yöneticileriniz iyi birer dinleyici mi?

3. Sadakat: Elde tutma stratejisinin üçüncü ayağı çalışan sadakatidir. Gerçek sadakat, zorlama ile değil isteyerek oluşturulandır.  Eğer kuruluş yönetimi çalışanlarına güvenir ve saygı gösterirse, onlar da kuruluşa karşı güven, saygı gösterirler. Eğer kuruluş çalışanlarına sadık kalırsa, çalışanlar da çalıştıkları kuruluşa sadakat duyarlar. Kuruluşun tepe yönetici olarak sizler, organizasyonun gelişimi ve başarısı ile olduğu kadar çalışanlarınızın gelişim ve başarısı  ile de ilgili misiniz?

4. Rekabet avantajı: Elde tutma stratejisinin dördüncü ve son ayağı, kuruluşun rekabet avantajı ile ilgilidir. İlk anda kulağa tuhaf gelebilir ancak insanlar, kazanan kuruluşlar için çalışmak isterler. Kuruluşunuzu rakiplerinden farklı kılan ne özellikler var? Bunları müşterilerinize ve çalışanlarınıza açıklayınız. Başarılı kuruluşların, açık pozisyonları için adaylar bulmaları ve onlarda sadakat sağlamaları daha kolay olacaktır.

Yazının sonunda şunu vurgulayalım ki bu taktiklerden birini, ikisini veya üçünü uygulamanız yetmez; dördünü birden hayata geçirmeniz gerekecektir. Mutlu müşteriler oluşturmanın yolu, mutlu ve sadık çalışanlara sahip olmaktan geçer.