Bir Şirket Çalışanlarına Değer Verdiğini Nasıl Gösterir?

Son yıllarda "çalışanlara değer verme" sözü bütün yönetici ve patronların dilinde... İnternet sitelerine, broşürlere bakıyorsunuz, "en önemli varlığımız insanlarımız", "çalışanlarımız bizim her şeyimiz" gibi klişeler almış başını gidiyor. Hatta bir şirkette insan kaynakları fonksiyonuna daha vurgulayıcı olması bakımından "insan kıymetleri" birimi adı verildiğini bile gördük. Buna rağmen bir çok şirkette insanların kendilerine değer verildiğine inanmadıklarını hemen gözlemlemek mümkün oluyor.

Öyleyse sorun nerede? Kadın-erkek ilişkilerinde taraflardan biri diğerine onu ne kadar sevdiğini sürekli söylüyor ama bunu davranışlarına yansıtamıyorsa inandırıcı olması zordur. Demek ki söylemek yetmiyor, karşı tarafın kendine değer verildiğini ortamdan, davranışlardan görmesi, hissetmesi ve buna inanması gerekiyor. Peki bu nasıl olacak? Tavsiyelerim şunlar:

MADDE SIFIR: Çalışanları eşek yerine koymamakla işe başlayın... Çalışanların kendilerini şirkete bağlı hissetmeleri için sıfır numaralı kural, saygı gördüklerine inanmaları. Bir insana saygı göstermenin nasıl yapılacağını burada açıklamayı gereksiz görüyoruz. Sadece saygı görmek ve insan yerine konmaktan bahsediyoruz. Bizim iş hayatındaki gözlemlerimiz ego ve başkalarına duyulan saygının genelde ters orantılı olduğunu gösteriyor. Ego şiştikçe saygısızlık, küçümseme ve hatta zaman zaman kabalık ön plana çıkıyor. Demek ki patron ve yöneticilerin şişkin egolarını törpülemeleri, saygı gösterme konusunda kendilerini geliştirebilir.

Unutmayalım: saygı göstermek aynen Herzberg teorisinde belirtildiği gibi hijyen faktördür... Yani olmazsa olmaz, ama olursa da tek başına yeterli olmayan bir etkendir. Dolayısıyla saygı göstermeyi öğrenme yanında başka davranış değişikliklerine de gitmek gerekecektir. Bunların neler olduğunu da gelecek yazılarımızda açıklayacağız.